|
|
|
 |
Takvim |
 |
| « |
Mayıs - 2012 |
» |
| PT |
SL |
ÇŞ |
PŞ |
CM |
CT |
PZ |
| |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
6 |
| 7 |
8 |
9 |
10 |
11 |
12 |
13 |
| 14 |
15 |
16 |
17 |
18 |
19 |
20 |
| 21 |
22 |
23 |
24 |
25 |
26 |
27 |
| 28 |
29 |
30 |
31 |
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
 |
Ziyaretçi Defteri |
 |
PSİKOLOJİK ANALİZ Tarafından 11 Mayıs 2012 Cuma 21:22 Tarihinde Yazıldı.
|
Yer: www.psikolojikanaliz.com
Mesaj: Merhaba, benim adım PsikolojikAnaliz. Ben 07.04.2012′de sanal aleme katıldım. Yaşım şimdilik küçük olabilir ama kendimdem büyük işlere kalkışmayı da severim.Güncel olaylara psikolojik bir bakışla yaklaşıyorum. Bunu yaparken; dil, din, ırk, cinsiyet farkı gözetmeksizin; herhangi bir ideolojinin savunmasını da yapmadan sadece hümanistik (insancıl) bir tavır içindeyim. |
İkinci Bahar Tarafından 20 Eylül 2011 Salı 00:05 Tarihinde Yazıldı.
|
Yer: İstanbul
Mesaj: Seçtiğiniz yol eksik ama doğru bir yol.Eksikler zamanla tamamlanacaktır elbet ama kendinize Henry Ford ' un dediği gibi 'Hata değil çare bulun.' sözünü ilke edinmeniz gerçekten harika.
Bu yolda bazen umutsuzluğa kapılırsan unutma "Arzu varsa çözümde vardır."
Başarılar.. |
Selim Aksakallı Tarafından 05 Ağustos 2011 Cuma 19:22 Tarihinde Yazıldı.
|
Yer: Ankara
Mesaj: Doğrusunu söylemek gerekirse, web üzerinde bulunan psikolojik içerikli bloglar arasında sade ve samimi bir site olmuş... Emek verenlerinlerin ellerine sağlık demek isterim... isterim isterim de bence gözlerine, kafalarına hatta kafalarının içindekilere ve tabii kafalarına kanı pompalayan kalplerine ve hatta bu işte katkısı bulunan tüm organlarına sağlık... Teşekkür ederim... |
abdullah gürel Tarafından 28 Temmuz 2011 Perşembe 19:48 Tarihinde Yazıldı.
|
Yer: samsun
Mesaj: kendimde bir özgüven eksikliği hissediyorum bir iş yapmaya kalkıyorum ama bir karar alamıyorum eğer bu işte birşey yaparsam çevrem bana sanki yanlış gözle bakacakmış gii hissediyorum.bunun çaresini bulmak istiyorum.
bana yardımcı olurmusunuz.,
teşekkürler |
İhsan Cengiz Tarafından 01 Mayıs 2011 Pazar 06:13 Tarihinde Yazıldı.
|
Yer: Konya
Mesaj: Genelde işyerlerinde gerçekleşen duygusal zekaya sahip / Az yada çok sosyal fobisi olan kişiler / az konuşan / karşılık vermeyen kişilere uygulanan duygusal taciz mobbing in uzun süreli geröekleşmesi sonucunda insanlarrın yaşamları büsbütünn etkileniyor. Pisikologlarımızda bu konuda gerçekten çok cahilce davranıp rapor dahi vermiyorlar. konuyla ilgili çok yazı okudum ama tedavi yok.  |
zihni sinir Tarafından 17 Mart 2011 Perşembe 11:12 Tarihinde Yazıldı.
|
Yer: istanbul
Mesaj:
Alıntı Sahibi: irfan
Alıntı Sahibi: admin
Görü?lerinizi Buraya Alalym  .
sayfanız güzel olmuş daha yolun başındasınız olumlu yada olumsuz eleştriler olucaktır mutlaka, hedefleriniz doğrultusunda devam ederseniz başarıya ulaşacağınıza inanıyorum. 
İNSAN BİR COĞRAFYADIR
İnsanın değişmesini zorlaştıran etmenlerden birinin de, onun bir coğrafya olduğunun anlaşılmasından kaynaklandığını söyleyebiliriz. Onu meydana getiren yalnızca düşünce sistemi olmadığı için, onu yalnızca bilgiyle değiştirmeye çalışmak büyük bir yanlıştır.
İnsan, coğrafyasıyla düşünür, değişir. Dönüşümünde “bilgi”nin yanı sıra coğrafyayı oluşturan diğer öğelerin de etkileri vardır. Bilgi yalnızca onun düşüncesi üzerinde yoğunlaşan bir etki yapar.
Evrenden gelen uyaranlar, kapsama alanından geçerek coğrafyanın içlerine ulaşır. İnsan kapsama alanıyla bir insandır. Kapsama alanı onun coğrafyasıdır. Coğrafya evrenden aldıklarıyla dönüşür. Evren de coğrafyadan kazandıklarıyla! Coğrafya evreni kendine kendini evrene yansıtır. Coğrafya bir eylem merkezidir. Etki alanındaki diğer coğrafyalarla bir arada yaşaması sağlıklı iletişim olanağı ile gerçekleşebilir.
Coğrafya aynı zamanda bir “üretim” “yaratım” oluşturma merkezidir. Hangi yönümüz zayıf? Sorusuyla coğrafyamızın gücü sorgulanabilir. Bağımsızlık, yaratıcılık mücadele etme ve direnme gibi yönlerimiz irdelenebilir.
Anılar “Cehennem Sıcağında”
Bir yaz fırtınası bu
Ansızın esen
Ağaç dallarına tünemiş
Bir sürü yorgun kuş
Ve dere kenarında şarkı söyleyen o kız
Ruhları sakinleştiren bir ninni gibi
Yolunu kaybetmiş yolcuların
Etrafında dönen incecik esintiler
Ve hayata küsmüş bir adam
Çöküyor olduğu yere
Su sızıyor gözkapaklarından aşağı
Tedirgin edecek bir şey kalmadı ya
Bu cehennem sıcağında
Dalıyor o da uykuya
Kasıp kavuran ateşini
Salma üstüme ey güneş
Bekle, insaf et biraz
Ört gözlerimi uyku
Asılık çınar ağacının gölgeleriyle
Sonsuza dek sürüp gitsin bu kısacık süre
Düşler sevgilime kavuşturunca beni
Sarılacağım ona hasretle
Mutlu ve huzurlu bir şekilde
Sonra ne kötülük yaparsanız yapın
Umurumda değil
Onur Sezgin 11.08.2010
1.perde 2.kısım “O kız”
Nereye gitsem, o kız çıkıyor önüme
Hep o içimdeki derin aynadan bakıyor yüzüme
İçtiğim suda bile gölgesini görüyorum
Baharın süslediği ovalara çıkıp
Leylak dallarından çelenkler yapmış
Sabırla bekliyor beni, bir balıkçı gibi
Sonra atıyor ağlarını üstüme
Onur Sezgin 16.08.2010
1.perde 3.kısım “Uçup Gidersem Eğer”
Sis olur
Uzanır bir örtü gibi üzerimize
Sonra yavaş yavaş kaybolur
Ya anılar?
Hançeri kendine doğru çevirmişsin
Bu ne demek oluyor böyle?
Bir gün uçup gidersem eğer
Sen yaya kalacaksın
Akşam gölgeleriyle
Bense, çakıl taşları üzerinde
Yürümek zorunda olsam bile
Yine de seninle yürümek isterim
Sana bir avuç inci gönderiyorum
Işıl ışıl tak onları,
Portakal çiçekleriyle tak
Onur Sezgin 18.08.2010
Gökteki bulutlar olduğu gibi
donup kalsa
O güzel kızlar karşımda durur
bir süre daha
Güneş nereye kayboldu?
Ya bu çiseleyen yağmur?
Bahar eski bahar değil mi?
Bir ben mi kaldım değişmeyen?
Onur Sezgin 28.08.2010
Partilerin derin karanlığında
Halk öyle çok uyutuldu ki,
Artık hiç bilemiyor
Düş nedir, gerçek nedir?
Gece yarısında bir ana
Acı acı inliyor
Belli ki unutsa huzura kavuşacağı
Bir şeyler hatırlamış
Onur Sezgin 30.08.2010
Sonbaharda yükselen sisleri
Geride bırakarak uçuyor göçmen kuşlar
Bulutlara karşı kanat çırpıp
Rüzgara meydan okuyarak
Onlarla dost olabilmek için
Hep tomurcuklar açtı bahçemde
Şimdi her yer çiçekle doldu
Ama bendeki özlem hala tomurcuk
Bin okla vurdu beni zaman
Çakılıp kaldım olduğum yere
Güya hiçbir yaydan çıkmamış bu oklar
Gerçek söyledikleri gibiyse
Delik deşik oluşum niye
Onur Sezgin 10.09.2010
|
aksaray Tarafından 25 Şubat 2011 Cuma 14:37 Tarihinde Yazıldı.
|
Yer: aksaray
Mesaj:
Alıntı Sahibi: funda
Merhaba. verdiginiz bilgiler için teşekkürler. çok faydalı bilgiler var sitenizde.
başarılar diler www.aksarayda.net.tc web sitemize bekleriz.Saygılar |
aksaray Tarafından 23 Şubat 2011 Çarşamba 13:08 Tarihinde Yazıldı.
|
Yer: aksaray
Mesaj:
Alıntı Sahibi: funda
Merhaba. verdiginiz bilgiler için teşekkürler. çok faydalı bilgiler var sitenizde.
başarılar diler www.ayhaber.net.tc web sitemize bekleriz.Saygılar |
zihni sinir Tarafından 28 Eylül 2010 Salı 17:10 Tarihinde Yazıldı.
|
Yer: İSTANBUL
Mesaj: kendini hayranlıkla seyreden gösteri toplumu
Onur sezgin
Adalet nedir? Yaşamın amacı nedir? Mutluluk mu önemlidir yoksa mutluluğa götürmese bile, kậğỉt üstünde kalan toplumsal eşitlik ve adalet mi?
Gerçek ne anlam taşır, gerçeği sahte görüntüden nasıl ayırt ederiz? Gerçek saklanır mı? Çoğu kimse bu soruları nasıl çözeceğini bilmiyor. Bu soruları kendine yönelten birçok sıradan kişi bir süre sonra zihinsel felce uğruyor, bu tür soruları sormaktan vazgeçiyor.
Dünya ile ilgili sorular ( görgül ) sorulardır. Dünyayı inceleyerek, deney yaparak, gözlemleyerek cevabı verilebilen sorulardır. Bir de mantık ve sistemler arası ilişkilerle ilgili sorular vardır ki, bu tip sorulara gözlem ve inceleme yaparak cevap vermek olanaklı değildir.
“Hak nedir?” gibi bir soru, ne pencereden dışarıya bakarak ne de biçimsel bir sistemin iç tutarlılığını inceleyerek yanıtlanabilir. Bu tür sorular bizi hep rahatsız eder ve felsefenin başlangıcına götürür.
“ İkinci sınıf vatandaş nedir?” “Tam bağımsızlık nasıl olur?” “Irk nedir?” “ırkçılık nasıl olur?” “Sömüren ve sömürülen kimdir?” “Ezen ve ezilen kimdir?“
Kimi çocuklar babalarına bu tür yanıtlaması zor ve ilginç sorular sorabilirler. Babalar çoğu kez bu soruları yanıtlamaktan kaçar ya da bu tür saçma sapan sorular sorma diye uyarır. Tabi çocuklar da bu tür soruları sormamak için bastırılmaya koşullanırlar. Ama birileri bu tür sorulara bıkmadan usanmadan cevap vermek zorundadır.
Türkiye’de soruları sağlıklı cevaplarla doyurulmamış bir halk, kendini hayranlıkla seyreden bir gösteri toplumuna dönüşmüştür. Ortalık savaşmak isteyen kahramanlarla dolu ama hiç kimse düşmanını tanımıyor. Potansiyel suçlu kimdir, nasıl ortaya çıkmıştır. Neden böylesi bir ölüm kalım oyununu oynamaktadır. Kimse bu soruları sormuyor. Sormak ve sorunun muhatapları ile tartışmak için bir araya gelmek bile vatan hainliği sayılıyor. Düşman olarak görülen taraf ne yapmak istemektedir? Hedefi neyi gerçekleştirmektir?
İstedikleri şeyler, modern zamanlarda yaşayan, her insanın sahip olması gereken insancıl haklar mıdır?
Bu soruların yanıtını, egemen sınıfın çıkarlarını yansıtmayı kendine iş edinen medyadan beklemek haddinden fazlasını ummak olur. Egemen konumdaki iktidar biçimleri, bireylerin sadece bilinçlerini değil bilinçaltlarını da etkilemektedir. Bu yüzdendir ki, ( insan hakları, sağlık güvencesi, işsizlik, eğitim ) gibi en temel sorunları çözmek konusunda tepkisiz kalmayı tercih eden bir halk, tuttuğu bir futbol takımının yenilmesi durumunda tozu dumana katmayı bir erdem sanır. Ya da Donkişot gibi düşman gördüğü yel değirmenlerine saldırır. Bu çok ucuz ve sahte bir kahramanlıktır. Bu durum, insanların kendilerini her an boşluğa fırlatabileceği bir uçurumun kıyısında durması gibidir. “Artık beni hiçbir şey durduramaz” düşüncesi ve buradaki eylem özgürlüğü, bir kendi – kendini – yıkma özgürlüğüdür. Oysa gerçek özgürlük hakikate açık olma özgürlüğüdür. Halk aydınlanmamışsa yapılan eylemin ne önemi var. Ruh sağıltımındaki bir hasta, kendi durumunun doğruluğunu görmez. Çünkü kendi görüşünün önüne engeller koyar. Bir adım gerileyip gerçekleri olduğu gibi görmek zordur.
2. PERDE 1. KISIM “ METAFİZİK USULÜ BİR İNSAN YARATMANIN KOORDİNATLARI-1”
BİRBİRİNE NE KADAR ÇOK BENZER
UYUYANLARLA ÖLÜLER
ETİ KEMİKLE BİRLEŞTİRECEĞİM
ÇEVRESİNİ SARAN BİR YIĞIN KAS OLACAK
KARŞI DURABİLMEK İÇİN ZORLUKLARA
YÜRÜYEBİLMEK İÇİN EL ELE, OMUZ OMUZA
BEDENİYSE IŞIKLA DOLUP TAŞSIN
AYDINLIĞIN GÜCÜ VARSA EĞER,
KARANLIKLAR NASIL OLSA KAÇIP GİDER
VE İŞTE YARATIYORUM
ADI DA “ İNSAN “ OLSUN
ATEŞ KUSAN EJDERHALARA
HİÇ Mİ HİÇ BENZEMEYEN
ONUR SEZGİN 14.06.2010
2. PERDE 2. KISIM “ METAFİZİK USULÜ BİR İNSAN YARATMANIN KOORDİNATLARI-2”
NİÇİN ÇIRPINIYORSUN EY İNSAN?
ÖLÜMÜ AYIRDIM SİZİN İÇİN
DÜN, BUGÜN, YARIN – HEPSİ BENİM
BEN DİZ BOYU YÜKSELEN OTLARDAN DEĞİLİM ÖLÜ TOPRAKTA
GERÇEKTEN ÖLENLER GÖREMEZ Kİ,
GÜNEŞİN, YENİDEN, YENİDEN DOĞUŞUNU
TANRILAR MECLİSİNDE ONAYLADIK
GÖKLER DURU ARTIK, ECEL BU İŞTE
KIZIYORSUNUZ,
YAKARIYORSUNUZ BU DURUMA
ÖYLEYSE SÖYLEYİN BANA!
DURABİLMİŞ Mİ HALA AYAKTA
YAPTIĞINIZ BİR EV KENDİ ELLERİNİZLE
ATTIĞINIZ BİR İMZA ASIRLAR ÖNCE
SÜREBİLİR Mİ SONSUZA DEK
BİRİNE DUYDUĞUNUZ ÖFKE
BAKIN NASIL YOK OLUP TA GİTTİ
O KOCA İMPARATORLUKLAR
SURLARI YIKIK, İZLERİ YOK ARTIK
SANKİ HİÇ VAR OLMAMIŞLAR GİBİ
ONUR SEZGİN 20.06.2010
2.PERDE 1.KISIM “ANILAR C-1”
DUYAN VE ANLAYAN GÖZLERLE
BEKLİYORUM YOLUNU
SAKLAMAK BOŞUNA,
YAZMIŞIM SENİ BİR KEZ AKLIMA
BURADA OLSAN
DAHA İYİ GÖRÜRDÜN
YAKLAŞSANA YANIMA!
UZAYAN YOLLAR BİLE
UZAK TUTAMAZ BİZİ
SENİN NEFES ALIP VERİŞİNDİR BENİM YAŞAMIM
ÇÜNKÜ BEN…
SENİN YANINDA SEVDİM HAYATI
EN GÜZEL YEMEKLERE DEĞİŞMEM,
YÜZÜMDE GEZİNEN BAKIŞLARINI
AH, BİR KEZ DUYABİLSEM SESİNİ
ŞU ESEN KUZEY RÜZGÂRINDA
DİNÇLEŞİRDİ BEDENİM
UZATSANA ELLERİNİ!
BAK BULUTLAR KUCAK AÇMIŞ
ÜSTÜNDE YÜRÜYÜP VARAYIM DİYE SANA
NE Kİ, GÖREMEYİNCE…
BAŞIM DÖNÜYOR…
GALİBA SARHOŞ OLMUŞUM BEN
ONUR SEZGİN 19.06.2010
2.PERDE 2.KISIM “ANILAR C-2”
KALK GÜZELLER GÜZELİ
BAK, SIÇRAYARAK GELİYOR BİR GEYİK YAVRUSU
KIŞ ÇOKTAN GELİP GEÇMİŞ
PAPATYALAR KAPLAMIŞ YERYÜZÜNÜ
KALK GÜZELLER GÜZELİ
ÇELENKLER YAPAYIM SANA
DOLAMAK İÇİN BOYNUNA VE KOLLARINA
O TATLI SESİNLE BAHARIN MÜJDESİSİN SEN
BİLİYORUM BAHÇE DUVARININ ARKASINDASIN
ÜST ÜSTE DİZİLMİŞ TAŞLARIN ARASINDAN,
NE OLUR GÖSTER YÜZÜNÜ!
BAK, AKARSUYUN ÜSTÜNE YÖNLENİYOR
SAÇTIĞIN IŞIKLAR
DERE KENARINA EKTİĞİMİZ KAVAKLARI GÖRÜYOR MUSUN?
YAPRAKLARI NE GÜZEL SALLANIYOR FISILTILARLA
ŞİMDİYSE YALVARIYORUM
“ARTIK SÖYLEMEYİN AYRILIK TÜRKÜSÜ” DİYE ONLARA
NİYE Mİ?
ÖZLEDİM ÇÜNKÜ SENİ
HEM DE ÖLESİYE…
AMA YOKSUN…
SEN OLMAYINCA,
GÜNEŞİN IŞIKLARI DA KAYBOLUYOR
ÖLÜ KARANLIĞINA GÖMÜLÜYOR YERYÜZÜ
KURTLAR ULUMAYA HAZIR
KARANLIĞIN SALTANATI BU
DEDİM Kİ,
BİR GÜN VARIP GİDEYİM
BULURUM BELKİ CADDE VE SOKAKLARINDA
SORARIM KENTİN BÜTÜN İNSANLARINA,
“NE OLUR, SÖYLEYİN BANA –
SEVGİLİMİ GÖRDÜNÜZ MÜ?”
BİLİYORUM,
BAHÇE DUVARININ ARKASINDASIN
ÜST ÜSTE DİZİLMİŞ TAŞLARIN ARASINDAN
NE OLUR, BİR KEZ -
BİR KEZ OLSUN GÖSTER YÜZÜNÜ!
ONUR SEZGİN 25.06.2010
2.PERDE 2.KISIM”2010 TÜRKİYE’SİNDEN MANZARALAR”
SÜRGÜLERİ SÜRÜLMÜŞ
TÜM KAPILAR KAPALI
TANRI VE TANRIÇALAR,
GÖKYÜZÜNDE DERİN BİR UYKUYA DALDILAR
MAHKEME SALONU KARANLIK
NE DAVACI VAR ORTADA, NE DE DAVALI
MÜBAŞİR BAĞIRIYOR AVAZI ÇIKTIĞINCA,
“BAŞIBOŞ GEZEN BULUTLAR NERDELER?
SULAR FIŞKIRIYOR CADDELERDE,
YALVARIRIM BAKIN ŞU KENTİN HALİNE!”
YÜREKLERİ PARÇALAYAN ÇIĞLIĞINA KARŞILIK YOK İŞTE
YETİŞEMEZLER SENİN GÖZYAŞLARINA
AZGIN BOĞA ŞİMDİ YOK, YERE UZANMIŞ BOYLU BOYUNCA
KÜÇÜK İNSANLAR YİTİP GİDİYOR
YALNIZ RÜZGảRLARIN SESİ VAR ARTIK
ONUR SEZGİN 16.06.2010
1.PERDE 2. KISIM ”TOPLUM PSİKOLOJİSİNİN KOORDİNATLARI”
BAĞBOZUMU ASMALARDAN
BOL BOL ÜZÜM YİYECEKTİK
NE Kİ, CILIZ KALDI,
SUSUZ KALDI ASMALAR
HEPSİ DE KORUK HEPSİ DE EKŞİ
HAFİF DALGALI BİR DENİZ GİBİ
SARHOŞÇA SÜRÜKLENDİK KIYIYA
YOSUNLARLA SARMAŞ DOLAŞ
YİNE DE İÇİMİZDE KİN YOK, KÖTÜLÜK YOK
NE DE OLSA
İKİ YAŞINDA EGOSU YÜKSEK
BİR BEBEK YÜREĞİDİR BİZDEKİ YÜREK
ONUR SEZGİN 26.06.2010
1.PERDE 2.KISIM “SABIRSIZLIKLA BEKLEMENİN KOORDİNATLARI”
KİM O?
BAHÇEMİN KAPISININ ÖNÜNDE
GECENİN BU SAATİNDE
“YILDIZLAR DA, IRMAKLAR DA,
DAĞLAR DA SENİ ÇAĞIRIYOR SENİ”
VE SABAH OLUYOR…
ÇILGINCA ÖTÜYOR YİNE AĞUSTOSBÖCEĞİ
DERKEN GÖZLERİMİ KÖR EDEN BİR AYDINLIK
YAZ GELDİ ARTIK
BEKLEMEK KURUTTU BENİ
SUSADIM O KIZA
ONUR SEZGİN 17.07.2010
1.PERDE 2.KISIM “ÖVGÜ VE ÖFKE”
HEY SEN,
GÖKYÜZÜNDE YALNIZ GEZEN YILDIZ!
NE GÜZEL PARLIYORSUN ÖYLE USUL USUL
HALİMİZE GÜLÜMSEYEN AYDINLIĞIN
SARIP SARMALIYOR BİZİ YİNE
VE SİZ,
VIZIR VIZIR ÖTEN SİVRİSİNEKLER!
GECENİN DAVETSİZ MİSAFİRLERİ
İĞRENÇ VAMPİRLER
BIRAKIN UYUSUN SEVGİLİM
ONUN TENİ ÖYLE TAZE Kİ,
BÜYÜLÜ BİR TÜTSÜ GİBİ
ÜSTÜNE ÇEKİYOR BÜTÜN KAN EMİCİLERİ
BAKIN UYARDIM SİZLERİ!
KAYDA ALMAZSANIZ EĞER SÖYLEDİKLERİMİ
KISKANÇ ELLERİMİN
YAMAN BİR DARBESİYLE
EZERİM HEPİNİZİ
ONUR SEZGİN 18.07. 2010
1.PERDE 2.KISIM “BİR HAYALET OLSAM”
UYU, TATLI KIZ UYU
UYU GÜZEL MANOLYA
ACABA BENİ Mİ GÖRÜYOR RÜYASINDA
( ONU ÖPTÜĞÜM GÜNLERİN DÜŞLERİNİ )
YOKSA BAŞKA BİRİ Mİ VAR HAYATINDA
AH, BİR HAYALET OLSAM
GECELERİN ŞEYTAN GEZGİNCİSİ GİBİ
KANATLI GÖZKAPAKLARINDAN
SÜZÜLÜVERSEM RUHUNUN DERİNLİKLERİNE
VE O ZAMAN,
AŞK TANRISI EROS BİLE
BİR TEK OK ATAMAZ SENİN KALBİNE
YALNIZ BENİM OLURSUN
YA DA ALIP BAŞIMI GİDERİM
ŞU KARŞI DAĞIN ÖTESİNE
BİR BİR ANLATIRIM DERDİMİ DENİZ PERİSİNE
BELKİ KULAK ASMAZ SÖYLEDİKLERİME
AMA BEN VAZGEÇMEM YİNE DE
ÖPERKEN BAL DAMLAYAN DUDAKLARINDAN
VE O DUDAKLARIN, DUDAKLARIMA DEĞİYOR YİNE
GERİSİNİ GECE LAMBALARINA SORUN
ONUR SEZGİN 19.07 2010
1.PERDE 2.KISIM “2010 TÜRKİYE’Sİ”
KARGAŞALIK VAR ÜLKEDE KARGAŞALIK
HAKSIZLIK KOL GEZİYOR ARTIK
İNSANLAR PERİŞAN
KAPI DIŞARI ETTİLER ADALETİ YA,
NE SAYGI VAR NE SEVGİ
YAS TUTUYOR HALK
DOĞUDA DA BATIDA DA
YAMAN BİR ACIYLA KIVRANIYOR ANALAR
YOKSULLAR ZALİM KARŞISINDA GÜÇSÜZ
SESİNİ YÜKSELTMEYE GÖR
BAŞLIYOR GERÇEKLERİ BİLMEK İSTEMEYENLERİN ÖFKESİ
NE ACI BUNU GÖRÜP DE HAYKIRAMAMAK
İYİ AMA BU AMANSIZ YANGINDAN
BİZİ KİM KURTARACAK?
EMİNİM BU SORU DAHA ÇOK SORULACAK
ONUR SEZGİN 20.06.2010
1.PERDE 2. KISIM “2010 TÜRKİYE’SİNDE REFERANDUM PAKETİ”
SICAK VE KAVURUCU BİR GÜN
GECEYSE OLDUKÇA BUNALTICI
BİZİ PERİŞAN ETMEK İÇİN
SANKİ EL ELE VERMİŞ
GECEYLE GÜNDÜZ
ÇOK İYİ ANLAŞAN KARI KOCA GİBİ
KARAR VERDİM
BİR DAHA
HİCİV YAZMAYACAĞIM DİYE
ÖYLE YA, DÜŞMAN ETTİM
KİMİ MAYMUNLARI KENDİME
SAĞDA DA SOLDA DA
AMA ŞİMDİ OLANLARI GÖRÜNCE
SÖZÜMDEN DÖNÜYORUM
YOK, SAYILMAK
YA DA UNUTULMAK
BİR KảBUS GİBİ OLSA DA
DÜZEYLİ KİŞİLERİN ŞİİR ZEVKİ
NASIL OLSA KURTARACAKTIR BİZİ
ONUR SEZGİN 20.07.2010
ONUR SEZGİN HAKKINDA YABANCI BASINDA ÇIKAN YAZILARDAN BAZI KESİTLER:
AKICI VE DERİNLİĞİ OLAN ÇARPICI ŞİİRLER. LEZZETLİ BİR YEMEK GİBİ YA DA YEMEKTEN SONRA SUNULAN ÖZEL BİR TATLI .. ALBA KHADİJAH ( AVİZES – LETONYA ) 2006
ÇEVİRİLERİNİ BİRKAÇ YILDIR OKUYORUM. SANIRIM SON ZAMANLARIN EN ETKİLİ ŞAİRİ. UMARIM ŞİİRLERİNİN DEVAMI GELİR. BİLDİĞİM KADARIYLA İNGİLTERE DE DÜNYA EDEBİYATÇILARI BİRLİĞİNDEN BİR DE ÖDÜLÜ VAR. ANCAK ÜLKESİNDE YETERİNCE TANINDIĞINI SANMIYORUM. OLA MENDEZ ( AHRAM – MISIR )2006
KİMİ ZAMAN MAKSİM GORKİ KİMİ ZAMAN DOSTOYEVSKİ GİBİ ETKİLEYİCİ DİZELER.. AMA DAHA DİKKATLİ İNCELENDİĞİNDE ONLARDAN BİRAZ DAHA FARKLI BİR ESTETİK DİL OLDUĞUNU GÖRDÜM. SEMBOLLERİ VE MİZAHI KOLAY ÇÖZÜLEN BİR BULMACA GİBİ İŞLİYOR.. BU YÖNTEM HEM DERİNLİĞİ SAĞLIYOR HEM DE OKUYUCUNUN SIKILMADAN OKUMASINI . EBONİ NERİDA ( INTERFAX – RUSYA )2007
ŞİİRİ TANIMAYAN YA DA ANLAMAYANLARA ŞİİRİ SEVDİREN BİR DAHİ.. RÖNESANSI YAŞAMAMIŞ BİR ÜLKEDE BÖYLESİ BİR ŞAİRİN VARLIĞI ŞAŞIRTICI.. BİR ZAMANLAR RÖNESANS’ A KAPILARINI KAPATAN BİR ÜLKENİN MEDYASI ŞİMDİ DE BİR OZANA AYNI DUYARSIZLIĞI ĞÖSTERMESİ OLDUKÇA VAHİM.. ASLINDA PEK ŞAŞIRMADIM. PARİS HİLTON GİBİ KİŞİLERE SANATÇI DİYEN BİR ÜLKENİN MEDYASINDAN DAHA FAZLASINI UMMAK SAFLIK OLUR. LORENE TOSİKO ( CORRİERE DELLA SERA - İTALYA ) 2008
..TÜRKİYE DE GÖRMEZLİKTEN GELİNEN BİR DAHİ.. TÜRK MEDYASI AĞIZ BİRLİĞİ ETMİŞÇESİNE ONU YOK SAYIYOR...ANCAK BİZDE SÖYLENEN BİR SÖZ VARDIR..“TANRI ONU KENDİ ELLERİYLE ATMIŞ ŞAİRLERİN ER MEYDANINA” DEBORAH GİA ( GUARDİAN – İNGİLTERE )2008
ŞİİRLERİNİN BİR ÇOĞUNU İNCELEDİM. ÇEVİRİ OLMALARINA RAĞMEN OLDUKÇA MUHTEŞEM.. BENCE O YA BİR DAHİ YA DA MODERN ZAMANLARIN ŞARLATANI.. İNANMASI GERÇEKTEN GÜÇ.. ÇÜNKÜ HER ŞİİRİN APAYRI BİR RENGİ VE TEKNİĞİ VAR.. BU KADAR ÇOK SESLİLİĞİ BİR TEK ŞAİRİN ŞİİRLERİNDE BULMAK OLDUKÇA ZORDUR.. GERÇEKTEN DE BU ŞİİRLER DAHA HENÜZ ADI SANI TAM OLARAK BİLİNMEYEN BİR TÜRKÜN ELİNDEN Mİ ÇIKMIŞ? MARTİN EDUARDO ( NEW YORK TİMES - ABD )2009
AKICI, ÇARPICI VE ZEKİCE .. LEOTİNE TAMARA ( LAJME – ARNAVUTLUK )2009
YÜKSEK DOZAJLI DUYGUSAL GEÇİŞLER VE KARA MİZAH.. BÜTÜN BU UNSURLARI ŞİİRSEL BİR DİLLE ANLATABİLMEK.. ÜSTELİK BÖYLESİNE DAHİCE.. BÖYLESİNE AKICI..TEK KELİME İLE MUHTEŞEM.. 21. YY EDEBİYATINDA YER EDİNMEK İSTEYEN ŞAİRLERİN İŞLERİ ZOR OLACAK.. HANS VERTO ( DER SPİEGEL – ALMANYA )
TÜRKİYE DE TANINMASI VE ŞİİRLERİNİN HALKLA BULUŞMASI OLDUKÇA ZOR.. ÖNCE MEDYA KARTELLERİNİN ENGELİNİ AŞMASI GEREKİR. BİLDİĞİM KADARIYLA MUHALİF BİR ŞAİR, SANIRIM KİTAPLARINI KENDİ OLANAKLARI İLE BASTIRMIŞ. BELLİ BAŞLI YAYINEVLERİNİN TEKELİNDE OLAN DAĞITIM ŞİRKETLERİNDEN DESTEK ALAMAZ AYRICA KİTAPLARI YİNE AYNI KARTELLERİN BASKILARI DOLAYISI İLE BÜYÜK KİTAP EVLERİNDE SATILMASI DA ZOR. SADECE İNTERNET ÜZERİNDEN SATIŞ YAPAN BAZI ŞİRKETLER ARACILIĞI İLE SATIŞ YAPABİLİR Kİ BU DA FIRSAT EŞİTLİĞİNİ ORTADAN KALDIRIYOR.. TEK AVANTAJI ŞİİRLERİNİN GÜCÜ.. UMARIM BU GÜÇ, GÜNÜN BİRİNDE TÜM ENGELLERİ AŞAR.. ALEX MENDOİ ( THE SUN – İNGİLTERE )20010
BAZI ŞİİRLERİNİ OKUYUNCA BÜYÜK OZAN HOMEROS’UN İLYADA VE ODESA DESTANLARI AKLIMA GELDİ.. DÜŞÜNDÜM DE O ÇAĞLARDA YAŞAMIŞ OLSAYDI.. KİMİNE ŞARAP TANRISI, KİMİNE DENİZLERİN TANRISI, KİMİNE GÖKLERİN TANRISI, DENİLEN ÇOK TANRILI BİR ORTAMDA HERHALDE ONA DA “ŞİİRİN TANRISI” DERLERDİ.. TEODOR MANDOİ ( EFİMERİDES – YUNANİSTAN ) 2010
( NOT: YUKARIDA YAZILAN GAZETE YAZILARI, ADI GEÇEN KİŞİLER VE ANLATILANLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR…
YERLİ MEDYAYA YAPILAN ELEŞTİRİ VE ONUR SEZGİN’İN GÖRMEZDEN GELİNDİĞİ VE ÖNÜNÜN KESİLMEK İSTENDİĞİ HAKSIZ BİR ELEŞTİRİDİR. BİRÇOK GAZETE VE TELEVİZYON KURULUŞU KENDİSİNİ ŞİİR PROGRAMLARINA , EDEBİ SÖYLEŞİ PROGRAMLARINA DAVET ETMİŞ AMA O ASTRONOMİK RAKAMLAR İSTEYEREK PROGRAMLARA ÇIKMAYI GÜÇLEŞTİRMİŞTİR.KENDİSİNE DEĞER VERİLMEDİĞİ İDDİASI DA DOĞRU DEĞİLDİR, ŞİMDİYE KADAR BİRÇOK KURUM VE KURULUŞTAN KENDİSİNE ÇEŞİTLİ ÖDÜLLER VERİLMİŞTİR AMA O HİÇBİRİNİ ALMAYA GİTMEMİŞTİR. EN SON OLARAK 2010 HİKMET OKUYAR ŞİİR YARIŞMASINDA EN PRESTİJLİ ÖDÜL OLAN “ŞİİRE VE ŞAİRE SAYGI ÖDÜLÜ” ALMIŞ AMA O YİNE GİDİP ÖDÜLÜNÜ ALMA NEZAKETİNİ GÖSTERMEMİŞTİR. SÖYLEDİKLERİMİ İNTERNET SAYFALARINA GİRİP DOĞRULUYABİLİRSİNİZ. ONUR SEZGİN KENDİNİ 21.YY EN BÜYÜK ŞAİRİ OLARAK GÖRÜYOR. BANA GÖRE O MODERN ZAMANLARIN DONKİŞOT’U ONA İNANANLAR DA ANCAK DONKİŞOT’UN SADIK HİZMETKARI SANÇO PANÇO OLABİLİRLER..
PROF. DR. SİNAN SUSAM ( SOKAK ŞAİRLERİNİ ESİRGEME DERNEĞİ AS BAŞKANI ) ******************************************************************************************************************
PIRASA GAZETESİ’NİN 26.08.2009 TARİHLİ “ EDEBİYAT SÖYLEŞİLERİ “ ADLI YAZISINDAN ALINMIŞTIR.
|
Oguz Korkmaz Tarafından 22 Haziran 2010 Salı 00:53 Tarihinde Yazıldı.
|
Yer: Stuttgart Almanya
Mesaj: Güzel Kardesim! Merhaba!
Sitene ilk girisim. Güzel olmus gercekten! Vaybe, ufak kardesim artik bana bir sitenin nasil yapildigini ögretir... hayatina ve okuyanlara cok fayda saglamasi dilegiyle...
Sevgilerimle...
Oguz abin
Auf Wiedersehen liebe Cousine. |
| Toplam 33 Mesaj, 4 Sayfada Gösterilmektedir. |
|
[1] 2 3 4 » »»
|
|
 |
|